KBB ve Yüz Plastik Cerrahisi | Antalya | İstanbul

UYGULAMALAR » RİNOPLASTİ





Ameliyat Öncesi

Burun Estetiği Ameliyatını Kimler Yapmalı?

Siz de araştırmaya başlayınca göreceksiniz ki Burun ve yüz estetiği başlı başına bir bilim dalı konusu. Bu konuya hakim olabilmek için takip edilmesi gereken literatür, toplantı ve bilimsel çalışmalara zaman ayırmak gerekli. Geçmişteki tecrübeleri iyi okuyup, yeni gelişme ve teknikleri çok iyi takip etmek gerekiyor. Ben çok farklı tedavi alanlarım olup; burun estetiği de yapıyorum diyecek kadar geniş zamanım olmadığını biliyorum. Bu konuya kendimi vermemin sebebi bu.

Bu konuda özelleşmiş kişiler bu ameliyatı yapmalı. ABD’de Fasial Plastik Cerrahisi Uzmanları bu ameliyatları yapıyor. Kulak burun boğaz uzmanları da, plastik cerrahi uzmanları da bu konuda özelleşmiş oluyor. 

Peki ülkemizde bu ameliyatı yapan kişilerin bu konuda özelleştiğini nasıl anlarız? 

Burun hem estetik hem de fonksiyonel açıdan çok önemli bir organ. Burun estetiği uzmanı burun içerisindeki konka ve lenf dokularına, mukoza yapısı ve fizyolojisine hakim olması gerekir. Bunun yanında burnun yüze uyumunu da değerlendirebilmeli, yüzü bir bütün olarak ele alabilmelidir. Kaş-burun çizgisi, göz kapağı estetiği, göz altı ışık dolgusu, profiloplasti, çene ucu estetiği, alna doku enjeksiyonu hatta kulak estetiği gibi konularda hastasına alternatifler sunabilmelidir. Hekim ve hasta bütün ayrıntıları konuşup birlikte hareket edebilmelidir.

Ameliyat Olmam Gerekiyor Ama Bir Türlü Cesaret Edemiyorum

Önce kötü senaryoyu düşünüyorsunuz:

“Çok kötü burunlar görüyorum”

“Ben ameliyatlı burunları hemen anlıyorum”

“Arkadaşım yaptırmış, söylemiyorum kendisine ama çok kötü görünüyor”

“ifademin değişmesinden çok korkuyorum”

Haklısınız ama…

Burnu anlamsız derecede küçültmeye çalışmak, ‘kalkık burun her zaman güzeldir’ diye düşünmek, aşırı kavisli burunlar yapmak bence çok riskli.

Ben de bu tür ameliyatları çevrede görüyorum. Burun ucu problemleri de çok fazla. Çimdiklenmiş gibi burun ucu olanlar, sivri burunlar, burun delikleri görünenler.. Bunları sık görüyorum.

Ama… MODERN TEKNİKLERLE burun kıkırdakları ve kemiğini istediğimiz gibi değiştirmek mümkün. Doğala en yakın, ameliyat olduğu kesinlikle anlaşılmayacak burunlar yapabiliyoruz.

Elimizde bu imkanlar varken fonksiyonlarını yerine getirmeyen veya aynada sizi rahatsız eden burnunuz varsa ameliyat olmaktan çekinmeyin. Tabi bu konuda özelleşmiş bir uzmanla bütün ayrıntıları konuştuktan sonra.

Ameliyat Sonrası Nasıl Bir Burun Şekli ve Yüz İfadesi Oluşacak? Tasarlayabilir miyiz?

Bu amaçla hazırlanmış bilgisayar programları, hardware ve software tasarımları var. Bunların çok önemli bir fonksiyonları söz konusu. Bunlar sayesinde hastayla anlaşıyoruz. Yani hastanın istediği burun sırtı kavsinin ne kadar olduğunu; burun kalkıklığının ne derece olduğunu vs. somut olarak konuşuyoruz. Ama bu bir nevi anlaşma; sizin ameliyat sonrası haliniz değil. Bu çalışmayı hekiminizle yapın.

Ama ameliyat sonrası görünümünüzü anlamak ve önceden kestirebilmek için özellikle doktorunuzun daha önce yaptığı burun ameliyatlarına bakın. Burada çok önemli bir nokta var: yapılan ameliyatların sadece sonrasına değil; öncesi ve sonrasına birlikte bakın. Fotoğraflama yapılırken 7 klasik poz vardır, bunların hepsine birlikte bakın ve aynı açıdan ve aynı kalitede çekilen fotoğrafları değerlendirin. Bir burnun hangi noktadan hangi noktaya geldiği çok önemlidir.

Doktorunuza
-neyi istediğinizi anlatın.
-neyi istemediğinizi anlatın.
-gerçekçi olun.

Böylece zihninizde sadece ameliyat sonrası burun şekliniz değil, burun şekli ve yüz ifadeniz canlanmaya başlayacaktır.

Burun Ameliyatından Korkuyorum, Komplikasyonlar Nelerdir?

Bence bu gayet normal. Hem sosyal açıdan hem de fizyolojik açıdan ne kadar önemli bir ameliyat olduğu ortada. Bu noktada kar-zarar hesabı yapın: ameliyat olursanız hayatınızda neler değişecek? Bunu hekiminizle bütün ayrıntılarıyla konuşun.

Burun estetiği anlatılırken az yerde komplikasyonlardan söz edilir.Dikensiz gül bahçesi mi? değil.

Peki komplikasyonlar nelerdir?

- Kanama: Sevimsiz bir komplikasyon. Ameliyattan 1 saat sonra da olabilir, 1 hafta sonra da olabilir. Tamam, sevimsiz bir komplikasyon ama bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından başedilmesi kolay bir durum. Meydana geldiği zaman sanılanın aksine hayati tehlike riski yok denilecek kadar azdır.

- Nefes alma problemleri, baş ağrısı ve sinüzit: Sineşi denilen burun içi yapışıklıklar veya kıkırdak kemik eğrilikleri, burun eti büyümeleri bu duruma sebep olabilir. ikinci bir ameliyat gerekli olabilir.

- Estetik sorunlar ve deformiteler: Bunların derecesi ve nasıl bir müdahale ile düzeltilebileceği önemli.

- Tekrar ameliyat veya müdahale riski: Çeşitli bilimsel çalışmalarda ikinci bir ameliyat riski için oranlar verilmiş. Bu yayınlarda %5 ten başlayıp %18’e varan sonuçlar var. Benim gördüğüm kadarıyla %2-3 gibi bir grupta düzeltme yapılabilir. Bu düzeltme en fazla15 dakikalık küçük müdaheleler olabilir. Eğer bu şekilde olmazsa problem var demektir ve revizyon burun ameliyatından söz etmek gerekir.



Ameliyatla İlgili

Rinoplasti Ameliyatı Hakkında

Rinoplasti ameliyatı lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir. Çok çok özel bir durum yoksa ben ameliyatlarımı genel anestezi altında yapıyorum. Bence günümüz şartlarında bunu tartışmak bile anlamsız.

Bir diğer önemli nokta da: ameliyatlarımı kesinlikle muayenehane ortamında yapmıyorum. Bu işin yapılması gereken yer cerrahın rahat ettiği ameliyathane ortamı olmalı.

Ameliyat sırasında yaptığımız şey burnun fonksiyonlarını garanti altına aldıktan sonra kıkırdak ve kemik yapılarını değiştirerek istenilen şekli oluşturmak.

Bu noktada artık teknik konular başlıyor. Sırasıyla gidelim:

Açık Teknik mi? Kapalı Teknik mi?

Sanılanın aksine iki teknik arasında büyük farklar yok. Burnun alt kısmında yaklaşık 5mm’lik bir kesi yapılıp, burun içi kesilerle birleştirilir ve deri kaldırılarak işlemler yapılırsa açık; bu 5mm’lik kesi olmadan burun içi kesilerle deri kaldırılarak işlemler yapılırsa kapalı teknik oluyor.

Burada önemli nokta şu: Cerrahın her iki tekniği de uygulayabilmesi ve hangi hastaya hangi teknik daha uygunsa onu tercih etmesi. Çünkü burun ucunda çok büyük problemler yoksa ufak problemler kapalı teknikle halledilebilir.

Bunun tam tersi daha da vahim bir tablo teşkil ediyor. Kapalı teknikte ısrar edip gerekli hastalarda açık teknik tercih edilmezse problemler kaçınılmaz olur.

Burun Kemiklerini Kırıyor musunuz?

Ameliyat sırasında burun kemiklerinin şekillendirilmesi gerektiğini herkes biliyor. “Kırmak” kelimesi kontrolsüz bir işlemi çağrıştırıyor ve biraz da kaba bir terim.

Burun kemiği şekillendirilirken keski, osteotom, törpü, mikromotor, ultrasonik kemik kesici vs. kullanılabilir. Bunların hepsini elinin altında tutmak cerraha bir kolaylık sağlıyor ve tercihini hastanın durumuna göre yapabiliyor.

Sadece küçük bir kemeri olan hastada törpü yerine osteotom kullanılması gereksizdir. Çok eğri bir burunda elimizin altında powered instruments denilen mikromotor veya ultrasonik kemik kesicilerin kullanılması bize büyük avantaj sağlar.

Uygun hastada uygun aletlerin seçilmesi gerekir. Tek bir alette ısrarcı olmayı anlamakta güçlük çekiyorum.

Son zamanlarda çok kullanılan bir Çin Atasözü bu durum için de geçerli:

“Elinizin altında sadece çekiç varsa herşey size çivi olarak görünür.”

Tampon Kullanıyor musunuz?

Baştan söyleyeyim “o metrelerce uzun tamponları kullanmıyoruz” demek artık lüks değil. Günümüzde bunların kullanılması zaten çok saçma. Bence bunu belirtmem bile anlamsız. Artık bu konunun konuşulmamasını ümit ediyorum.

Tamponları kısaca anlatayım:

En sık kullanılan silikon splint denilen adından da anlaşılacağı üzere silikon yapısında ve yaprak şeklinde malzemeler. İçinde oluğu var, burdan bir miktar nefes alabiliyorsunuz.

Diğerleri sünger gibi. Bunlarda nefes alamıyorsunuz. Bunların da bir kısmı kendiliğinden erirken; diğer bir kısmının amelyat sonrası çekilmesi gerekiyor.

Benim uygulamamda en sık tercihim: Hiç tampon kullanmamak. İkinci sırada Silikonlar var. Bu silikonları çoğunlukla ameliyat sonrasında burun içerisinde yapışıklıklar olmasın diye tedbir amaçlı kullanıyorum. Ameliyat sonrası 2. veya 3. günde çıkarıyorum. Bunlar gerçekten çok ağrılı değil ama çıkarılırken burnunuzdan sanki kocaman bir sümük çıkıyor hissi uynadırıyor. Sünger yapısında olanları tercih ettiysem bunların kendiliğinden eriyenlerini kullanıyorum. yani ameliyat sonrası çekmek gerekmiyor. Bu hastalar hem estetik rinoplasti hem de endoskopik sinüs cerrehisi işlemlerini birlikte yaptığım hastalar oluyor.

18 yaşından önce burun ameliyatı olur mu?

İçerik hazırlık aşamasındadır.



Ameliyat Sonrası

Ağrı-Morluk ve Şişlikler - Tampon mu? Silikon mu? - Hastanede Kalma Süresi - Alçı veya Atel

Ameliyat sonrası ağrı neredeyse yok denilecek kadar azdır.

Göz çevresinde morluk ve şişlikler olabilir. Bu konuda yanlış bir düşünce var: “Kullanılan alet ya da tekniğe göre hiç morluk olmuyor ve hasta hemen normale dönüyor” şeklinde. Buna tam olarak katılmıyorum. Morluk ve şişlikleri etkileyen 3 temel faktör var:

1.Anestezi sırasında hastanın tansiyon değerleri

2.Ameliyat tekniği ve kullanılan aletler

3.Kişisel faktörler

Evet bazı hastalarda az, bazı hastalarda fazla morluk ve şişlik olabiliyor.

Şunu unutmamak gerekir: morluk ve şişlikler ameliyat sonucunu etkilemez.

Tampon ve silikon konusu: En sık kullanılan silikon splint denilen adından da anlaşılacağı üzere silikon yapısında ve yaprak şeklinde malzemeler. İçinde oluğu var, burdan bir miktar nefes alabiliyorsunuz.

Diğerleri sünger gibi. Bunlarda nefes alamıyorsunuz. Bunların da bir kısmı kendiliğinden erirken; diğer bir kısmının amelyat sonrası çekilmesi gerekiyor.

Benim uygulamamda en sık tercihim: Hiç tampon kullanmamak. İkinci sırada Silikonlar var. Bu silikonları çoğunlukla ameliyat sonrasında burun içerisinde yapışıklıklar olmasın diye tedbir amaçlı kullanıyorum. Ameliyat sonrası 2. veya 3. günde çıkarıyorum. Bunlar gerçekten çok ağrılı değil ama çıkarılırken burnunuzdan sanki kocaman bir sümük çıkıyor hissi uynadırıyor. Sünger yapısında olanları tercih ettiysem bunların kendiliğinden eriyenlerini kullanıyorum. yani ameliyat sonrası çekmek gerekmiyor. Bu hastalar hem estetik rinoplasti hem de endoskopik sinüs cerrehisi işlemlerini birlikte yaptığım hastalar oluyor.

Hastanede kalma süresi: Ameliyattan çıkınca saatler içeresinde kendinize gelip basit aktiveteler yapabiliyorsunuz. Kendi kendinize yemek yemek, telefon kullanmak vs. . Aynı gün taburcu olabilmeniz mümkün.Bazen, özellikle revizyon amelliyatlarında 1 gün hastanede yatmanız gerekiyor. Ameliyattan sonraki gün hastalarıma duş almalarını öneriyorum. Bu durum hastayı çok rahatlatıyor. Kullanılan uygun bantlar ve ateller ile burna bir kaç dakika su temasıyla problem olmuyor.

Alçı-Atel: Ameliyat sonrası burun sırtına konulan plastik ateli bir hafta sonra çıkarıyorum. Bundan sonra burundaki ödemin daha çabuk inmesi için ten renginde ince bantlar kullanıyorum ve bunları da birkaç gün tutuyorum. ikinci haftanın sonunda güzel bir görüntü ortaya çıkıyor. Şişliklerin tam olarak geçmesi bazen 6 ayı buluyor. Ama hasta veya çevredindekiler bu şişlikleri anlayamıyorlar bile.

Gözlük: Burada önemli olan etken burun kemiğinin yapısı. Bazen 10 gün sonra bile gözlük kullanımına müsade edebiliyorum. Bu süre en fazla 2 aya uzayabiliyor. Bence öyle 6 ay beklemeye falan gerek yok.

Güneş ışını maruziyeti: Yaklaşık 3 ay süreyle direk güneş ışığına maruz kalmamak gerekiyor. Bu ciltte lekelenmelere sebep olabilir. Zorunlu hallerde şapka veya güneş koruyucular kullanılabilir.

0850 522 26 96 Fener Cad. A.Atmaca Sitesi
No:1 Lara – Antalya
info@dreyupbozkurt.com

Tüm hakları DR. Eyüp BOZKURT’a aittir © 2015 - 2018    /    Tasarım AJANSWEB